GALERÍA CIENTÍFICA

BİLİM GALERİSİ

Çalışmalarımızın gerisinde varolan güzelliği ortaya çıkarmak adına bir bilim galerisi oluşturduk. BU galeri araştırmacılarımınızın elinden çıkıyor ve bize normalde insan gözünün farkedemediği doğanın motiflerini hediye ediyor. Mantar, nematod, bakteri, yaprak biti, nimfaların ve bunların sebzeler, meyveler ve yaygın tarım üzerindeki etkilerinin hiç görülmemiş görsellerini sunuyor.

Grupo Iñesta ürün araştırma ve geliştirmeye verdiği büyük ağırlıkla tarımın ilerisinde seyretmekte kalmıyor aynı zamanda doğaya başka bir gözle daha bakıp gördüğü güzelliği herkesle paylaşarak herkesin bu güzelliklere kendisi gibi aşık olmasını hedefliyor.

Bezelye çiçeği

Bezelye çiçeğinin kelebeği andıran bir şekli vardır. Fotoğrafta gördüğünüz gibi iki tarafı da birbirinin aynısıdır. Pisum sativum yani bezelye bitkisi yalnızca bezelye üretimi için değil aynı zamanda süs bitkisi elde etmek için de üretilir. Lathyrus odoratus isimli bu çiçekler beyaz, pembe, mavi ya da mor renklerde olabilir ve çok kendine özgü kokuları vardır.

0025-Cultico de celulas vegetales. 2

Bitkisel hücrelerin camda in vitro yöntemiyle yetiştirilmesi:

Görseldeki bitkisel hücreler in vitro üretim yoluyla elde edilmiştir. Bunun gerçekleşmesi için besinleri uygun şekilde sağlayacak spesifik sıvı ya da katı bir besiyeri, sıcaklık kontrolü, uygun ışık süresi ve ayrıca mikroorganizmasız, aseptik koşulların sürekliliği gerekmektedir.

Bu bitkisel hücreler farklılaşmadı yani spesifik bir organ ya da bitkisel doku oluşurken olduğu gibi bir morfoloji ya da fonksyon elde etmek için genetik yapısında değişime maruz kalmadı. Ayrıca totipotensiyal özelliğe sahip yani bu cinsin tüm genetik materyalinin bir kopyasını içerir. Bu da daha önceden bulundukları organizmada mevcut olan her hangi bir hücre tipini oluşturmak üzere bölünüp farklılaşmasına olanak sağlar.

0026-Raices generada en cultivo in vitro 2

Bitkisel hücrelerin in vitro yöntemiyle gelişiminde ortaya çıkan kökler.

19.İspanyol Fitopatoloji Derneği 19. Kongresindeki “Miguel Cambra” bilimsel fotoğraf yarışmasında sunulan fotoğraf (Toledo, 2018).

Bitksel hücrelerin in vitro yöntemiyle yetiştirilmesi, bu hücrelerin geliştikleri besiyerinin değişikliğe uğramasına olanak sağlar. Böylece başta farklılaşmaya uğramamış hücrelerin değişmesi ve fotoğrafta gördüğünüz kökler gibi organlar geliştirebilmesi sağlanır.

0027-placas con hojas y hongo en superficie 2

Enfeksyon belirtisi taşıyan bir yaprağın içinde ne vardır?

Çoğu zaman bi yaprakta gözlemlenen belirtiler bir ya da bir kaç fitopatojen mikroorganizmanın bitkiye saldırısının habercisi olabilir ancak bazen sadece görsel bir kontrol hangi patojenin bu duruma sebep olduğunu ortaya çıkarmakta yeterli olmaz.  Bu yüzden çoğunlukla varolan mikroorganizmaları izole etmek gerekir. Bunu içinde enfekte olmuş olan bitkisel doku parçaları bir besiyerine (örneğin patata dextrosa agar, PDA) yerleştirilir ve bu mikroorganizmaların burada gelişmesi sağlanır. Fotoğrafta bu bahsettiğimiz gelişimin sonucunu gözlemleyebiliryoruz. Sonrasında ise yapısal özellikleri ve morfolojisine bakarak patojeni teşhis edebiliyoruz.

Germinación de un conidio de Podosphaera fusca (sinónimo Spaheroteca, Familia Erysiphaceae) sobre una planta de melón

Kavun üzerinde Podosphaera fusca sporunun (Spaheroteca, Familia Erysiphaceae) çimlenmesi.

Mavi floresan ışıkla Oidio ya da cenicilla’ya sebep olan Podosphaera fusca sporu gözlemleniyor. Spor yaprağın yüzeyinde, ucunda (sol taraf) bir çimlenme tübü oluşturarak çimleniyor. Tüp yapışkan bir yapıdadır ve hücre duvarını delip hücre içine nüfus ederek enfeksiyon başlatır ya da birincil bir hifi oluşturur (sporun sol tarafı) ve bu ikinci bir tüp oluşturur ya da ikincil hifleri meydana getirir.

Red de hifas primarias y secundarias del hongo Podosphaera fusca causante del Oidio en melón

Kavunda küllenmeye sebep olan Podosphaera fusca mantarının birincil ve ikincil hif ağı.

UV-epifloresan mikroskopla çekilmiş görüntüde mavi floresan ışıkla Podosphaerea fusca mantar sporunun çimlenmesiyle gelişen ve kavun yaprağında bulunan hifler gözlemleniyor. Bu çimlenme ve hif gelişimi yaklaşık 21ºC sıcaklıktan itibaren ve %70 bağıl nemde ortaya çıkıyor. Bu sebeple serada yetişen kabakgiller bu mantardan en çok etkilenen ürünler oluyor.

Flor Amarilla de tomate (Solanum Lycopersicum)

Sarı domates çiçeği(Solanum Lycopersicum).

Domates çiçekleri (Solanum lycopersicum) köklerde toplu halde bulunur ve beş adet sarı taç yaprağı ile ayırd edilir. Beş ya da daha fazla çanak yaprak ya da beş altı stamen(anter) bir stamenal grubu oluşturur. Aynı salkımda tamamen açılmış çiçekler ve henüz gelişmemiş olanları beraber bulabiliriz.
Şaşırtıcı şekilde domates yaprakları polen değil nektar üretirler. Bu yüzden arılar tarafından tozlaştırılamazlar (çünkü arılar nektarla beslenir) ancak tüylü arılar(bombus) tarafından tozlaştılırlar.

Pelos absorbentes en la raíz principal.

Ana kökteki emici tüğler.

Cam koşullarında domates tohumundan çıkan kökte oluşan emici tüylerin fotoğrafı. Bu tüylerin temel işlevi su ve besinlerin alımı, toprakla temas eden alanı yani emilimi arttırmaktır. Bunun yanında apikal kökte kökün uzamasının gerçekleştiği bölgeyi gözlemlemek mümkün.

Las antocianinas de la Col lombarda

Kırmızı lahanadaki antosiyaninler.

Kırmızı lahana (Brassica oleracea var. capitata f. rubra) turpgillerden bir bitkidir. Bitkinin büyük, etli ve yeşil gri renkte, pembemsi damarlı yaprakları vardır. Bu pembemsi rengin sebebi vacuolasda yani bitkilerin içindeki madde deposunda çözünür halde bulunan antosiyanin adında bir pigmenttir. Kırmızı lahanada antosiyaninlerin temel işlevi bitkiyi UV ışınlarından korumak ve antioksidan özelliği sayesinde serbest radikallerin oluşumuna engel olmaktır.

Desarrollo de la cabeza de la Col lombarda o repollo (Brassica oleracea var. capitata f. rubra)

Kırmızı lahana oluşumu (Brassica oleracea var. capitata f. rubra).

Burada kırmızı lahananın başının yani hasat edilebilir kısmının oluşumunu görebiliyoruz. Kara lahana turpgillerde en çok öneme sahip sebzedir. Düşük sıcaklıklara direnci sebebiyle daha çok soğuk ve ılıman ülkelerde yetiştirilir. Hasat bitkinin çiçek vermesini engellemek amacıyla, sıcaklıklar yükseldiğinde ve renklenme olmadan gerçekleştirilir.

Raiz agallada con una masa de huevos de nematodos.

Nematod yumurtasıyla kaplı, urlu kök.

Görselde domatesin kökünde urlanma oluştuğu ve kökten jelatin görünümlü yumurtalar çıktığı görülüyor. Urlanma Meloidogyne sp. nematodunun tipik özelliğidir. y se originan por una hipertrofia de las células adyacente al sitio de implantación y alimentación de los nematodos. Bu hareketli nematodlar bir kez yerleştiklerinde bir çok mutasyon yaşar ve dişiye dönüsüp yumurtalarını bırakır. Yumurtalar onları kuruma ve kötü koşullardan koruyan jelatinimsi bir kütlede toplanırlar.

Aktif Meloidogyne sp. J2 nematodları.

Vidyoda hareket halinde olan genç bir Meloidogyne sp nematod J2 nüfusu görüyoruz. Bu J2 hali nematodların toprakta serbest olarak bulundukları tek hal. Bu nematodların hızlı hallerinin sebebi ise nüfus edip beslenebilmek ve böylece yaşam döngülerini tamamlamak için bitki kökleri arama gerekliliklerinden kaynaklanıyor.

Hairy root hipocólitos

Camda, uygun koşulda, hipokotillerden kök gelişimi (kıllı kök)

Camda bitki yetiştirme teknolojisi sayesinde hipokotillerden kök jenerasyon sistemi geliştirebiliyoruz. Hipokotiller görselde gördüğümüz üzere kotiledonların altında, tohumun ardından başlayan hemen altındaki ilk kısımdır. Bu teknoloji bize köklerdeki farklı mekanizmaları bitkinin tamamı olmadan da inceleyebilme şansı sunmaktadır.

nematodo del género Meloidogyne sp

Meloidogyne sp nematodunun dişisi

Görselde bitkilerin köklerinde urlanmaya sebep olan Meloidogyne sp nematodunun dişisi gözlemleniyor. Dişiler yuvarlak bir vücuda sahiptir ve ur nematodlarının yaşam döngüsü içinde endoparazit (kök içindeki yaşam) ve sedenter (hareketsiz) evreyi oluşturular.

Oídio (Uncinula necátor Burr) en Vid

Bağ’da oidium (küllenme, Uncinula necátor Burr)

Görselde oidium bulaşmış bir üzüm salkımı görülüyor. Yüzeyinin Uncinula necator Burr mantarının gelişimini gösteren külümsü beyaz bir tozla kaplandığı gözlemleniyor. Küllenme, bağlarda görülen, üzümde kalite ve hasatta verim kaybı gibi çok büyük olumsuzluklara sebep olan bir mantar türüdür. Örneğin, şarapçılıkta kullanılan üzüm çeşitlerinde, tane ya da üzümlerin sadece %8’I küllenmeden etkilendiyse bile, şarabın kalitesi üzerinde önemli etkiler oluşabilir. Küllenme olgunlaşma, büyüme ve üzümün frajilitesine ve fermentasyon sürecine etki ettiği için tadında ve aromasında olumsuzluklar ortaya çıkarabilir; meyveli yerine daha kükürtlü bir tad ve aroması olabilir. Küllenmeye karşı en iyi savuma şekli önlem almaktır. Mantarın bitkide yayılmasına engel olabilmek için sürgünler 15-20cm’e ulaştığında oidiuma karşı ilk uygulamanın yapılması tavsiye edilmektedir.

Afido o pulgón adulto.

Yetişkin yaprak biti

Görselde kanatsız bir yaprak biti görüyoruz. Yaprak bitlerinin yumuşak bir vücudu, yuvarlak bir arka kısmı ve bu kısımda da sifon ve hortumcuk adında iki adet boru şeklinde kısım bulunur. Farklı türlerin renkleri sarı ve yeşil tonlarından koyu kahveye doğru değişiklik gösterir.

Áfido o Pulgón: adulto y ninfa

Yetişkin ve genç yaprak biti

Burada dişi yetişkin bir yaprak biti (kahverengi) ve genç bir yaprak biti(yeşil) görüyoruz. Yaprak bitleri özellikle yazın, çok sayıda sebzeye, ağaca ve süs çalılarına zarar verir. Kısa yaşam döngüsü (10 ila 14 gün arası), dişilerinin döllenmesiz üreyebilmeleri (partenogenez) ve bir döngüde 50-100 yavru bırakabilmeleri sebebiyle nüfusları çok hızlı artar. Bu sebeple de en problematik salgına dönüşmektedirler.

Papaya Botrytis cinerea

Papaya Botrytis cinereal

Görselde enine kesilmiş bir papaya gözlemliyoruz. Papaya, Orta Amerika menşeli, Carica papaya L. ağacının tropikal meyvesidir. İçinde, siyah tohumları çevreleyen, Botrytis cinerea mantarı yüzünden oluşan siyah ve gri pamuksu miselyumu görüyoruz. Bu mantar papayayı en çok etkileyen mantar fitopatojenidir. İlgi çekici bir bilgi: papaya yıllardır Kanarya Adaları’nda üretiliyor ancak son yıllarda İspanya’nın güneydoğu bölgelerinde de koruma altında mahsul olarak, seralarda üretilmeye başlandı.

Yaprak biti

Vidyoda domates yaprağının alt tarafında hareket halinde bir yaprak biti görüyoruz. Yaprak bitleri bitkilerin -özellikle yumuşak- yapraklarından özsuyunu emerek beslenirler. Özsuyu yüksek miktarda şeker ve düşük miktarda protein içerir. Bu sebeple yaprak bitleri protein ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına çok yüksek miktarlarda özsuyu tüketmek zorundadır. Fazla miktarda alınan şeker melas formunda dışkılama yoluyla elimine edilir. Bu yüzden hastalık bulaşmış bitkileri ellediğinizde yapışkanlık hissedilir.

GRUPO IÑESTA

×
GRUPO IÑESTA

×
GRUPO IÑESTA

×
GRUPO IÑESTA

×
GRUPO IÑESTA

×
GRUPO IÑESTA

×
GRUPO IÑESTA

×